|
|
|
|

Spinefarm / Hammer Müzik
Kuzeyli yeni altın topluluk Swallow The Sun, 2003 tarihinde ''The Morning Never Came'' albümünü önümüze koyduğunda doom metal sırasındaki zirveyi de işgal etmişti gözümüzde.
"The Morning Never Came" terkedilmiş sefilleri, cirit atan kuzgunları, ağaçların sakladığı gece ışıklarını, öylesine aklınıza çalan, ölüm ezgilerinden birleştirilmiş feci derin bir çalışmaydı. Yeni albüm "Hope" da bir önceki albüm gibi gelip tekrarında "The Morning Never Came"in gölgesine sığınıyor işte. Belki de hata yapıyorum kıyas yapmak ve aynı derinliğin geleceğini ummak ile... Konumuza dönelim. Evet, bu Swallow The Sun ve yeni albümü "Hope". Doom metalin İskandinav ailesinde altın işlemeciliği gibi davranan geleneğindeki son emeği. Sızlanan gitarların, görkemli ağır ritmlerin, ölüm efektli vokallerin müziği. "Hope", değişik ya da progressive bir metal işi değil. O kuzeyin durağan halini, mezar ızdırabını taşıyan funeral doom metalin nadide bir örneği de değil aslında. Yalnızlığı, kaybolmuşluğu, ümitsizliği bağrına basmasına rağmen bu elem kederlerden iç isyan çıkaran bir heavy metal geleneği en çok. Ağır işleyişinden, üzerinde gezinen karanlık kuzey ışıklarından yaratılan isyankar bir sound. Izdırabından, kaybolmasından çok emin olan müzik dilini aynı kefenine saran asi bir heavy metal sunumu. Bu içine dönük , pesimist anlayış, ağır elementleri ile tam da beklenilen Swallow The Sun'a özgü müziği çalıyor.Bu demek oluyor ki bu topluluğu bilenlere ek açıklamalarda bulunmaya gerek yok. Eşine kolay rastlanılmayacak kadar güzel işlenen bir doom metal yapıtı. Rahatsız ediciliğini de, sanatsallığını da gösterebilen ama derdinden büyük depresif davranan ve gariptir ki çok da güçlü, katı bir duruşu olan bir albüm bu. Kendi diskografisinde bir ayrıcalık teşkil eden bir çalışma değil ve aynı Swallow The Sun materyalleri ile beslenen bir devam niteliğinde. Fakat mutlaka dinlenilmesi gereken bir albüm "Hope". Sonrasında ise bir efsane olan "The Morning Never Came"e muhakkak dönün. Çünkü asıl cevher o albümde saklı.
|
Şanver Ofluoğlu
|
|
|
Headbang olarak insanlık ve bilim tarihinde bir ilke imza atıyor ve depremi önceden haber veriyoruz! 6 Aralık 2008 tarihinde Kandilli rasathanesi, merkezi İstanbul'un kuzeyi olan bir deprem ölçecek! İsveçli death metal fenomeni Amon Amarth İstanbul'u sallamadan önce, kendileri ile özel bir röportaj gerçekleştirdik. Odin bizi korusun!
|
|
BEŞ YAŞIMDA ELVIS'İN TAKLİDİNİ YAPARDIM
Volbeat'in lideri Michael Poulsen telefonun diğer ucundaydı. Kendisiyle yeni albüm ve Elvis Presley sevgisi hakkında konuştuk.
|
ESKİ AÇIK ''YEAHH!'' DESENE!
Southern metal'in yıldızlar karması Down; Metallica'nın 3. teşrifindeki ön gruplardan biri olarak, ülkemizdeki ilk konserini verdi. Grubun tüm elemanları ile sahne arkasında takıldık, içtik, sohbet ettik. Yetmedi, Philip Anselmo ile bir de röportaj patlattık.
|
|
|
BÖLÜM 2:
|
|
METAL DÜNYASININ KEPAZE OLAYLARI TOP 10
Bu derleme yazı için sizden gelen ''bi daha, bi daha'' baskısının önünde fazla direnemedik, yazarlarımız Mert ve Des Mond'u ikna ettik ve 10 kepaze olay daha hazırlattık. İyi okumalar...
|
|
BEYAZ PERDEDE ROCK & METAL FİLMLERİ:
|
|
Bölüm 1
Nasıl futbol sadece futbol değilse, rock da sadece rock, heavy metal de sadece heavy metal değildir! Birer müzik türünün ismi olmalarının dışında hayatın her alanına etkide bulunan birer kültürdür rock ve metal. Sanata da yansır etkisi, çizgi romanlara, korku edebiyatına ve tabii ki dünyanın yedinci harikası sinemaya da... Gelin şimdi rock ve heavy metal'in beyazperdedeki izdüşümlerini bir irdeleyelim...
|
|
Bütün dosyalar
|
|
|