Headbang  
http://www.headbang.com.tr/album_kritik/00181/
Systematic Chaos
Roadrunner Records & Equinox Müzik
Grubu ilk albümünden beri takip eden biri olarak Dream Theater etrafında dönen tartışmaların birçoğunu anlamakta zorluk çekiyorum. Dream Theater'ın müziği en baştan beri Portnoy, Petrucci ve Myung'un ilham perilerini ortaya döken, progresif rock ile metal gruplarından beslenen bir müzikti.
Sunduğu yenilik eskileri bir araya getirmesindeki beceride yatıyordu. Dream Theater bir bakıma bir Tarantino filmiydi, sinemanın dahi çocuğu nasıl eski b-sınıfı türleri bir araya getirip ortaya modern bir şey sunuyorsa DT de bunun müzikteki karşılığını yapıyordu. Ve etkileşimlerini hiçbir zaman saklamadılar. "Six Degrees of Inner Turbulance"in belgeselinde Portnoy stüdyoda neler dinlediklerini kameraya apaçık bir şekilde gösterdi, Radiohead, Tool hepsi oradaydı. Forumlarda yeni albümde yer alan şarkılardan 'Forsaken' Evanescence'e, 'Constant Motion' Machine Head'e, 'Repentance' Opeth'e benzetiliyor. Bu grupların herhangi bir şarkısıyla apaçık bir benzerlik olmadığına göre bu bir sorun teşkil edebilir mi? Kaldı ki, bence bu şarkılar sırasıyla ELP, Metallica ve Porcupine Tree'e benziyorlar, yani Dream Theater kurulmadan önce var olan gruplara. Şimdi savunma metnime ara verip savcı tarafına geçeceğim. Tüm bu esinlenmeler çok doğal iken, iki albümdür yapılan Muse'a özgü keyboard nağmeleri bu albümün en büyük eksisi. Jordan Rudess gibi yaratıcı bir adamın iki albümdür, toplam üç şarkıda Muse'dan tanıdığımız ve birebir ona benzeyen keyboard partisyonları kullanması gerçekten akıl alır şey değil! Buradan bir puan kırdım bir kere ama bu albümün çok fazla artısı var. Kendi asıl kimliklerini yansıttıkları ve her saniyesi ayrı bir hazine olan toplamda 26 dakika süren 'In The Presence Of The Enemies' sizi müzikal orgazma ulaştıracak bir şaheser. 'Constant Motion' ve 'Dark Eternal Night' ise "Train Of Thought"tan çıkmış gibi görünseler de orada yapmak istenileni daha başarılı bir şekilde uygulamaya sokan, son derece gaz parçalar. LaBrie bu tip hırçın şarkılarda istenileni veremese de 'Repentance' ve 'Ministry Of Lost Souls' gibi sakin parçalarda uzun zamandır hasret kaldığımız kusursuz ipeksi sesini sergilemiş. Gitar ağırlıklı aranjmanlarda basını eskisi kadar duymadığımız Myung da harikalar yaratmış. Petrucci ve Portnoy ise her zamanki gibi enstrümanlarında yaşayan en usta isimler olduklarını kanıtlarcasına döktürmüşler. Albümün bir diğer artısı da DT’in "Images And Words"den sonraki en kusursuz sound'una ev sahipliği yapıyor oluşu. Sonuç olarak, elbette ilk beş albümde olduğu gibi unutulmaz şarkılardan daha çok virtüöziteye dayalı bir albüm olsa da, "Systematic Chaos" teknik metal adına bir zirve noktası.

Doğu Yücel

© Bu site, Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayınlanmaktadır.
Sitenin isim ve yayın hakları Doğan Burda Dergi Yayıncılık ve Pazarlama A.Ş.'ye aittir. Sitede yayınlanan yazı, fotoğraf, harita, illüstrasyon ve konuların her hakkı saklıdır. İzinsiz, kaynak gösterilerek dahi alıntı yapılamaz.