|
|
|
|

Season Of Mist Records
Cadaveria, 90'ların ikinci yarısında ekstrem underground metale ilgi duyan ve kız arkadaşı olmayan gençlerin ilahesiydi denilebilir. Tabii o zaman şimdi piyasayı kaplayan bayan solistlerin çoğu ortalıkta yoktu.
Anneke var ki o herkesin üstünde, Liv Kristine var ama onu çok beğenen yok, bir de Cadaveria var işte. E hatun Akdenizli, Opera IX gibi avant-garde black metal yapan bir grupta solist, hoş da birisi. Sonuçta kendisine az kişiyi hasta etmedi. Ha sonra ne oldu, Cadaveria bacı Opera IX ile yollarını ayırdı, grubun odak noktası zaten kendisi olduğu için tek başına daha başarılı olacağını düşündü. Şu gelinen noktada ise diyebileceğim tek şey "vaheeeyyy" olacaktır. Cadaveria hemşerisi Lacuna Coil'in ve piyasadaki diğer bir sürü bayan vokalli grubun ne kadar ilgi topladığını görmüş olacak ki "buradan mı tutunuruz yoksa şuradan mı" tarzı bir albümle dönmüş. Kesik riffli nu-metal parçalarından tutun Opera IX tarzı black metal geçişlerine, tipik 90'lar gothic metalinden tutun hafif senfonik etkilenimli parçalara varana dek aklına gelen her tarzı sığdırmış Cadaveria albüme. Bütünlük hissiyatı sıfır, albümde bir sürü kanca var, artık hangisi takılırsa. Ablamız ayrıca klasik brutal tarzının dışında sıklıkla clean vokalleri ile de karşımıza çıkıyor, ancak bu noktalarda aksan problemi de karşımıza çıkıyor. Abazan dinleyicinin bakış açısıyla bakacak olursam, aksan olayı dahil tüm bu özellikler Cadaveria'nın sahip olduğu hafif kıro ama ateşli Akdeniz kadını imajını güçlendiriyor. Ama bir yandan klişe 90'lar ekstrem metali, bir yandan da Slipknot özentisi riffler çalan diğer grup elemanları da tipik Akdeniz hanzosu imajı yaratıyorlar. Yani albümü dinlerken önde hoş bir bayanın, arkada da kıvırcık siyah saçlı siyah giyimli, Dorock barda takılan tayfanın Akdeniz versiyonu diyebileceğim tiplerin dikildiğini görüyorsunuz. Hiç hoş değil. Prodüksiyon kuru, parçaların çoğu ya vasat ya da yapmacık. 17 yaşında olsam eminim hastası olurdum ama o dönem çoktan geçti be yahu. Cadaveria da bu albümle büyürse dişimi kırarım.
|
Mert Yıldız
|
|
|
Headbang olarak insanlık ve bilim tarihinde bir ilke imza atıyor ve depremi önceden haber veriyoruz! 6 Aralık 2008 tarihinde Kandilli rasathanesi, merkezi İstanbul'un kuzeyi olan bir deprem ölçecek! İsveçli death metal fenomeni Amon Amarth İstanbul'u sallamadan önce, kendileri ile özel bir röportaj gerçekleştirdik. Odin bizi korusun!
|
|
BEŞ YAŞIMDA ELVIS'İN TAKLİDİNİ YAPARDIM
Volbeat'in lideri Michael Poulsen telefonun diğer ucundaydı. Kendisiyle yeni albüm ve Elvis Presley sevgisi hakkında konuştuk.
|
ESKİ AÇIK ''YEAHH!'' DESENE!
Southern metal'in yıldızlar karması Down; Metallica'nın 3. teşrifindeki ön gruplardan biri olarak, ülkemizdeki ilk konserini verdi. Grubun tüm elemanları ile sahne arkasında takıldık, içtik, sohbet ettik. Yetmedi, Philip Anselmo ile bir de röportaj patlattık.
|
|
|
BÖLÜM 2:
|
|
METAL DÜNYASININ KEPAZE OLAYLARI TOP 10
Bu derleme yazı için sizden gelen ''bi daha, bi daha'' baskısının önünde fazla direnemedik, yazarlarımız Mert ve Des Mond'u ikna ettik ve 10 kepaze olay daha hazırlattık. İyi okumalar...
|
|
BEYAZ PERDEDE ROCK & METAL FİLMLERİ:
|
|
Bölüm 1
Nasıl futbol sadece futbol değilse, rock da sadece rock, heavy metal de sadece heavy metal değildir! Birer müzik türünün ismi olmalarının dışında hayatın her alanına etkide bulunan birer kültürdür rock ve metal. Sanata da yansır etkisi, çizgi romanlara, korku edebiyatına ve tabii ki dünyanın yedinci harikası sinemaya da... Gelin şimdi rock ve heavy metal'in beyazperdedeki izdüşümlerini bir irdeleyelim...
|
|
Bütün dosyalar
|
|
|