SONY BMG
Dünyanın en iyi rock-metal gitaristlerinden biri olsa da Joe Satriani aslında riski pek sevmeyen, klasik çizgisinin dışına çıkmayan bir müzisyen olmuştur hep. Diskografisinde ''Engines Of Creation'' gibi elektronik altyapılı bir albüm ve ''Joe Satriani'' gibi ''bluesy'' bir albüm olsa da nam-ı diğer Satch geleneksel melodik anlayışının ayarlarıyla, söz gelimi bir Steve Vai gibi oynamaz.
|
Bu açıdan bakarsak Satriani'nin gündemdeki acayip isimli albümü kariyerinin en cüretkar eserlerinden biri. Bu yenilikçi bakış açısı daha ilk şarkı 'The Musterion'ın girişindeki numetal'e / hiphop'a özgü plak scretch'inde ve şarkının devamındaki atmosferik ruh halinde fark ediliyor. Bu tavır daha sonraki şarkılardaki, oğlu ZZ Satriani tarafından çalınan tenor saksafonun katılımıyla biraz daha kendini belli ediyor ve hepimizi gururlandıran Aşık Veysel'den yola çıkılarak yazılan 'Asik Veysel' ve 'Andalusia' ile albüme damgasını vuruyor. Bu iki şarkıda kontrollü tekniğiyle tanıdığımız Satriani'nin içine resmen aşıklarımızın ruhu girmiş ve ortaya ustanın belki de en kalpten gelen, en doğal çalışmaları çıkmış. Özellikle 'Benim Sadık Yarim Kara Topraktır'dan yola çıkılarak yazılan 'Asik Veysel' şarkısının Türk müzisyenlerinin üzerinde tez yapması gereken bir "uyarlama" dersi olduğunu düşünüyorum. Albümün en eğlenceli kısmı 'Crowd Chant'in devamı olarak yorumlayabileceğimiz vokalli 'I Just Wanna Rock' iken 'Revelation' ve 'Overdriver'ın da atlanmaması gerektiğini düşünüyorum. Son tahlilde, Satch'in 11.stüdyo albümü kariyerinin en iyi çalışması olmasa da farklı ufukları keşfeden özel bir Satch albümü. Ve bu değişimde yaşadığımız toprakların rol oynaması albümü çok daha özel kılıyor.
|
Doğu Yücel