Yeni single'ınız 'The Enemy'yi az önce dinleme şansına ulaştım. Şarkının sound'u bağa "Icon" ve "Draconian Times" dönemlerini anımsattı...
Bence albümün tamamı "Icon"dan da öncesini anımsatacak kadar cesur, "Gothic" albümüyle benzeştiğini bile söyleyebilirim. Bu planladığımız bir dönüşüm değildi, sadece o anda böyle bir şeyi yapacak tazeliği hissettik. Daha vahşi, daha organik, daha direkt bir albüm ortaya çıktı. "Draconian Times"dan sonra bu tarzdan çok sıkılmıştık ve farklı şeyler denedik. Ve bence çok iyi oldu, "In Requiem" gibi bir albüm yaratmak için böyle bir molaya ihtiyacımız vardı.
'The Enemy' şarkısında Nick Holmes sanki birine bağırıyor. Bu şarkı kim veya ne hakkında?
Bu şarkı, benim Nick'le ortak bir arkadaşımız hakkında. Geçen sene bu arkadaşımızın kocası biri tarafından tabancayla vurularak öldürüldü. Katil hapse girdi. Ve sonra arkadaşımız katili affetti ve onunla arkadaş oldu! Her gün hapse ziyaretine gitti. 'The Enemy' şarkısında bundan esinlensek de daha çok "affetmek" üzerine bir şarkı.
Peki siz bu arkadaşınızın yerinde olsanız o kişiyi affedebilir miydiniz?
Ben affetmezdim. Ama o pozisyonda olmadan da bilemem.
Albüme geri dönelim. Single'daki diğer şarkı 'Beneath Black Skies' farklı dönemlerinizi bir arada hissettiren bir şarkı. Albümün geri kalanı nasıl?
Bence bu albüm tam bir karışım; ama "In Requiem"i farklı kılan şey son zamanlarda yaptığımız en agresif albüm oluşu. Bu kelimeyi kullanmam ama yaptığımız en "şeytani" albümlerden biri. Prodüksiyon olarak ise yaptığımız en sert iş! "Draconian Times" ile arka arkaya çaldım, "Gothic"le arka arkaya çaldım ve ikisinden de sert olduğunu fark ettim. İlk şarkı 'Ash&Debris', çok ağır bir doom şarkısı, sonra daha atmosferik ve orkestral şarkılar geliyor. "In Requiem"de melankolik duyguların yanı sıra, din, inanç, bir şeylere inanma isteği üzerine temalar da mevcut.
Yazının devamını okumak için abone olmanız gerekir. BlueJean-Headbang Dergilerindeki şifre ile abone olabilirsiniz.
|










