Gelelim Solitude Aeturnus'a. '90'lar boyunca Candlemass gibi bir devin yokluğunda Heavy Doom Metal'in bayrağını gururla taşıyan bu Amerikalı üstatlar, karanlık ve komplike besteleri ve solist Rob Lowe'un muhteşem sesi ile bizi karanlık rüya alemlerine taşıyordu. 1998'de yayınlanan enfes "Adagio" albümünden sonra grubun sesi soluğu geçtiğimiz seneye dek kesildi, yani "Alone" yayınlanana dek. Bunaltıcı bir Ağustos akşamı, gecelerin gizemli kazanovası Doğu Yücel'in evinin yolunu tutuyorum. Maksat sadece klasik magazinsel geyiklerimizi çevirmek değil. Türkiye saati ile 23:00'de Rob Lowe okyanusun diğer ucunda sorularımı cevaplamak için bekliyor olacak. Neyle karşılaşacağımı bilmeden ve hafiften tırsarak numarayı çeviriyorum, sonuçta Lowe benim için Tanrı mertebesinde bir herif. Telefonu açan sakin ve sıcak ses "Ben Rob Lowe, nasılsın dostum?" dediği vakit tüm gerginlik geçiyor ve başlıyoruz muhabbete. "Candlemass yeni albümü için vokalist arıyordu, kız arkadaşım bunu duydu ve benim adıma grupla bağlantıya geçti. Grup buna sıcak baktı, bana kayıtlar gönderildi, lirikler gönderildi, fikir alış verişi yaparak parçaların üzerinde çalıştık, üzerlerine vokallerimi kaydettim ve... Albüm ortaya çıktı" diyerek anlatıyor Rob Lowe "King Of The Greay Islands"ın yapım sürecini. "Gruba alındığımda parçalar hali hazırda kaydedilmişti, tek yapmam gereken stüdyoya girip vokalleri çivilemekti". Vokal melodilerini kendisinin mi yoksa Leif'in mi yazdığını sorduğumda her ikisinin bir karışımı olduğu cevabını veriyor: "Leif halihazırda vokal melodileri düşünmüştü, bunların üzerinde kendime göre değişiklikler yaptım ve bence özgün bir sonuç çıktı. Sonuçta vokaller benim kendi tarzımı yansıtıyor ama yine de Solitude Aeturnus'dan farklı olduğunu düşünüyorum". Diğer yandan Messiah'ın fanların gözünde ikonik bir mertebede olduğunu ve grubun oturmuş imajının bir parçası olduğunu hatırlatıyorum Rob babaya. Bu konuda endişeli görünmüyor: "Bu durum bu tarz grupların çoğunda olan bir şey: Grupla bütünleşmiş vokalist grubu terk eder ve yerinin doldurulamayacağı düşünülür. Ama bu sonucun daima başarısızlık olacağı anlamına gelmiyor ve bununla ilgili de birçok örnek mevcut. Ben olaya şöyle bakıyorum, Messiah grubu bırakıyordu ve yerine ben geldim ve kendimden bir şeyler katarak elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım. Tutucu fanların ne düşündüğünü bilemiyorum ama sonuçta benim üzerinde durmam gereken bu değil". Candlemass ve Solitude Aeturnus öyle ya da böyle birbirine yakın tarzlara sahip gruplar ve her grubun teması aynı: Umutsuzluk. Ancak Solitude Aeturnus'da lirikleri Rob yazarken, Candlemass'de lirikler de dahil herşeyi Leif Edling yazıyor. Kendisininki ile Edling'in lirikleri arasındaki farklılıkları soruyorum. "Bence en temel fark Leif’in lirikleri hikayeler şeklinde yazıyor olması" diyor. "Benim liriklerim ise son derece kişisel. Ben tamamen belli bir dönemdeki, hatta belirli bir andaki duygu ve düşüncelerimi liriklere döküyorum. Leif ise bunu yaparken farklı bir yöntem kullanıyor. Onun hikayelerinde kendi hisleri var ama bunları sembollerin ardına gizleyerek dinleyenlerin kendi anlamlarını yükleyebilecekleri bir yapı oluşturmaya çalışıyor". Hazır kendisini bulmuşken neredeyse Candlemass kadar sevdiğim diğer grubu Solitude Aeturnus hakkında da muhabbete giriyoruz Rob baba ile. En sevdiği albümlerinin "Adagio" olduğundan bahsediyor. "Alone" albümü ile "Adagio" arasında neden uzun bir süre olduğunu sorduğumda "Adagio" seviyesinde bir albüm yapamayacakları için endişelendiklerini, bu nedenle "Alone"un üzerinde herşey mükemmele ulaşana dek çalışmak istediklerini söylüyor. Ayrıca bu dönemde çeşitli sıkıntılar yaşadıklarından, bilhassa kendi kişisel problemlerinden bahsediyor Rob Lowe. "İlk başta 2 senelik bir ara vermek istiyorduk. Sonra eleman değişiklikleri oldu ve bu süre uzadı. Araya başka şeyler de girdi, ben grubun geri kalanından uzak bir yere taşındım ve bahsettiğim gibi zorlu dönemler geçirdim. Ama tüm bu zorlukların albüme olumlu bir biçimde yansıdığını düşünüyorum. 'Alone' bence çok güçlü bir albüm ve aldığımız olumlu eleştiriler bizi gururlandırdı". Peki iki grupla birden çalışıyor olmak sorun yaratmayacak mı? "Sanmıyorum" diyor Lowe. "Solitude Aeturnus uzun aralıklar ile bir araya gelen bir grup, turlamayı çok sevdiğimiz söylenemez. Bu dönemde Candlemass'e rahatça konsantre olabileceğimi ve iki grubu birden rahatça yürütebileceğime inanıyorum." Tabi Lowe'un diğer grubu Concept Of God'ı da unutmamak gerek. Grup "Visions" adını taşıyan albümünü bu sene içinde yayınladı. Lowe bu grupta yine Solitude Aeturnus elemanları ile çalışıyor. Kendisine en sevdiğim Solitude Aeturnus parçasının, tüm gitar ve basları Lowe'un çaldığı 'Personal God' olduğunu söylediğimde şaşırıyor ve nazikçe teşekkür ediyor. Kendisine "madem bas ve gitar çalabiliyorsun, o zaman neden tek başına bir albüm kaydetmeyi denemiyorsun?" diyorum. "Belki ileride" diyor. "Böyle bir fikir kafamda var ama şu an bunun için zaman yok". Konuyu Lowe'un menajerliğini yapan kız arkadaşına getiriyorum zira kendisi Lowe için büyük önem taşıyor. "O benim kendime gelip müziğe dönmemi sağladı. Eğer o olmasaydı şu an muhtemelen hala depresyonun dibindeydim. O beni kendime getirdi. Hayatımda çok önemli bir yere sahip. Kendisi ayrıca benim bir nevi menajerim. Kısacası onun bana birçok konuda fazlasıyla yardımı dokunuyor". Ve röportajın sonuna geliyoruz. "Önümüzdeki turnede umarım ülkenize gelebiliriz" diyor. Ben de bunun gerçekleşmesi için dua edeceğimi belirtiyorum. Garip bir durum gerçi bu. Tanrı mertebesinde gördüğün biri ile konuşup dua edeceğini söylemek. Uzatmaya gerek yok, "King Of The Grey Islands" müzik marketlerde sizleri karanlığın kalbine doğru yolculuğa çıkarmak için hazır bekliyor... Röportaj: Mert Yıldız |










