Merhaba Billy, seninle en son 6 ay önce Frankfurt'ta Kultur Shock konseri öncesinde mantı yerken Napalm Death ve İstanbul muhabbeti yapmıştık. Bir kez daha okuyucularım için İstanbul kelimesini duyunca ne hissetiğini söyler misin?
İstanbul'a iki defa gelmeme karşın hala hatırladığım güzel anılarım oldu: Şahane yemekler ve inanılmaz gece hayatı... Gerçekten dünyada gitmediğim büyük şehir yok ama İstanbul bulunduğum hiçbiryere benzemiyor, bir an önce gelmek istiyorum. İstanbul benim için modern dünyaya yüzünü dönmüş, eski dünyanın asaletini içinde barındıran nefis bir yer. İnsanların sıcaklığı ve özellikle müzikal anlamda yeni deneylere olan açıklıkları aklımda kalanlar.
Faith No More dağıldıktan sonra bir çok projeye dahil olmana rağmen yıllar sonra ilk defa Harmful (http://www.myspace.com/sismasis ) adlı Alman grupla gitarist olarak turneye çıktın. Aklıma gelen ilk soru FNM ile çok büyük salonlarda, stadyumlarda konserler verdikten sonra ufak mekanlarda, hem de senin asıl enstrümanın olmayan gitarla sahne almak sende nasıl bir his uyandırdı?
Haklısın, ben bir bas gitaristim ve başta gitarla kendimi rahat hissetmedim, fakat kısa sürede Harmful müziğine adapte olmayı başardım. Turne çok eğlenceli olmasına rağmen gerçekten tahminimden daha zor geçti (Bill baba şu anda 45 yaşında). Evet bir avuç insanın önünde çaldığımız da oldu, fakat FNM da ilk başladığında aynı ortamlardan geçtiğinden benim için bir nevi nostalji oldu. Açıkçası ufak mekanlarda çalmanın avantajlarını unutmuşum, bodyguard yok, bariyer yok, konserden sonra sahneden inip direk bardan içkini alıp seyircinle kontak kurmak yıllardır unuttuğum bir şeydi, çok hoşuma gitti.
Yazının devamını okumak için abone olmanız gerekir. BlueJean-Headbang Dergilerindeki şifre ile abone olabilirsiniz.
|










