Ocak ayında Moribund Oblivion'ın 4. albümü "K.I.N." yayınlanmıştı. Şimdi ise grubun beyni Bahadır Uludağlar'ın solo projesi Groza'nın 3. albümü "Kör Kılavuz" piyasada. "Her yıl, her ikisi için de yeni bir albüm yayınlama hedefi belirliyorum. Asla sipariş şeklinde, zorlama değil ama her ikisi için de bu hedefi korumaya çalışıyorum." diyor Bahadır, sohbetimizin hemen başında. Albümün müzikal yapısından bahsederken ise "Şimdi en baştan şunu söyleyeyim tekrar, bu bir black metal projesi değil! Evet, Groza'nın ilk albümü 'Life After Life' sonrası black metal tanımlamasını kullanmış olabilirim ama sonrasında hemen bu projenin yönünü değiştirdim. Moribund Oblivion ile zaten tamamen agresif bir black metal tarzı yakalamış durumdayım. Groza'nın ondan daha farklı, apayrı bir şey olmasını istiyorum. Bunu bas bas bağırıyorum ama nedense insanlar Groza'yı dinlediklerinde hala 'bu nasıl black metal ya?' falan diyorlar. Evet, beni black metalci kimliğim ile tanıyor olabilirsiniz ama ben burada başka bir şey yapıyorum. Black metal söz konusuysa Moribund Oblivion'da köküne kadar!.. Ama burada durum farklı! Groza bir dark metal grubudur. Şimdi 'Kör Kılavuz' ile doom metal'e de kaymıştır. Black metal ile bağdaşsın istemiyorum. Daha sakin melodiler, daha içe kapanık sözler, daha depresif bir ruh hali var burada." şeklinde konuşuyor. EY SEN KÖR KILAVUZ! "Groza hepimiz için bir sorgulama, bir itiraf ve rutine karşı bir direniştir. Hayatı farklılaştırmak, belki de çaresizce hayatı anlamaya çalışmak adına… Kendi başımıza kaldığımızda, kendimize yalan söyleyemediğimiz gibi. Groza yaşanan anların ifadesidir. Groza benim, sizlerin ta kendisi, iç dünyasıdır. Çünkü bu dünyada her şeyimiz ortak ve yaşadıklarımız aynıdır. Aradığının ne olduğunu bilmeyen, bulduklarının da anlamını çözemeyen kör kılavuzlara..." diyor Bahadır, albümün kartonetinde. Tüm liriksel konsepti de kendi iç dünyası üzerine kurmuş yine. Pişmanlıklar, sorgulayışlar, isyanlar ve haykırışlardan oluşuyor şarkılar. "Groza solo projem olduğu için normalde kimseye çaldırtmazdım herhangi bir enstrümanı. Tüm her şeyi kendim çalar, kendim kaydederdim. Bugüne kadarki iki albümde de böyleydi. Ama bu albümde bir istisna oldu ve basgitarları, Moribund Oblivion'dan Onur'a çaldırdım." diye anlatırken araya girip albüm kaydını beğenmediğimi dile getiriyorum. Bence gitarlar gereğinden fazla yüksek sesle albümü ezmiş geçmiş. Güzel detaylar var ama hepsi gitarların altında kaybolmuş. KARANLIK TÜRKÇE METAL! Bu arada; bu sound’da tamamen Türkçe şarkılardan oluşan ilk albüm bu! Bahadır sözlerini şöyle tamamlıyor; "Groza'nın bir önceki albümüne kadar hep Avrupa'ya yönelik düşünüyordum ama Türkçe kaydetmeye başlayınca gördüm ki, birçok insanın önyargısı kırıldı. Ben de inanmazdım, ben bile önyargılıydım Türkçe sözler konusunda. Ama denememiştim bile. Sonra denedim ve inanılmaz güzel tepkiler aldım. İsteyince oluyor, olmaz diye bir şey yok. Moribund Oblivion ile yüzümüzü tamamen yurtdışına çevirmiş durumdayız, hedefimiz Avrupa ve dünya piyasaları ama Groza daha Türkiye'ye yönelik bir şey. O yüzden Türkçe sözler yazdım. Groza'daki avantaj şu; tek kişi düşünüyor, karar alıyor ve hemen uygulamaya başlıyor. O yüzden hemen 3. albüme ulaştım 3 senede. M.O. çok daha eski bir grup ama orada demokrasi var. 4 kişi hareket ediyoruz. Herkesin ortak beğenileriyle bir şey yapmaya çalışıyorum, bu da süreci yavaşlatıyor tabii ama gene de M.O. yerli piyasaya göre hızlı üreten bir grup. Fakat Groza bir kaç yıl içinde diskografi olarak geçer Moribund Oblivion'ı." Röportaj: Sadi Tirak |










