Yeni albümünüz "Njord"u önceki albümlerle kıyasladığınızda...
"Atrocity + Liv Kristine"in sihirli bir formül olduğunu söylemeliyim! En sevdiğim ToT albümleri "Velvet Darkness They Fear" ve "Aegis"teki deneyimlerimi Leaves' Eyes müziğinin temel taşları olarak kullandım. İkinci albümümüz "Vinland Saga" Leaves' Eyes'ın müziğini tam olarak anlatıyordu, adeta bayan vokalli gotik metal'de baş köşeye yerleşmiştik. "Njord" ise ilk iki albümümüzün mükemmele ulaşmış hali.
Albümü bitirir bitirmez ne yaptın?
Son miksten sonra yaptığım ilk şey ormanda koşmak oldu. Sonra bir şişe kırmızı şarap açtım ve akşamı kocamla iyi bir film izleyerek geçirdim. Açıkçası bunu çok uzun zamandır yapmamıştık. Yüzlerce uykusuz gece geçirdik ve buna değdi. Boş zamanlarımı uzun mesafeli koşularla harcıyorum ve iyi sonuçlar alıyorum :) Geçen hafta sonu Avusturya Alpleri'nde Napalm Records'un patronu Max ile bir koşuya katıldım. Finiş çizgisini geçtiğimizde pilim bitmişti ama bu koşu kendimi çok iyi hissettirdi. Kadın şarkıcıların koşu dereceleri Guinness rekorlar kitabına giriyor mu acaba? :)
Konseptten biraz söz edelim...
"Njord"un tarih içinde ve Kuzey mitolojisinde yolculuk eden çok daha geniş bir konsepti var. Sound ve sanatımızın orijinal olmasına ve dinleyicilerimizin kendilerini harika bir seyahatte hissedebilmelerine her daim önem vermişimdir. Bizim müziğimizin iyi yazılmış, özel ve ilginç bir konsepte ihtiyacı olduğunu hissediyorum, bu yüzden zamanda ve uzayda gezintiye çıkıyorum. Tarih bana hep aşırı ilginç gelmiştir. 12 yıl önce memleketim Norveç'ten ayrılıp Almanya'ya yerleştiğimde yanımda kıyafet ve ayakkabıdan çok Vikingler hakkında yazılmış kitaplar götürmüştüm! :)
"Njord" hakkındaki en ilham verici ve en etkileyici şey albümdeki şarkı sözlerinin 8 farklı dilde olması. Bu sürece hazırlanırken nasıl çalıştınız?
Şarkı sözleri 8 ayrı dilde yazıldı: İngilizce, Orta-Yüksek Almanca, Eski-İngilizce, Galce, Norveççe, İzlandaca, Fransızca ve bir de fonetik olarak bizim yarattığımız bir dil. Tek bir Fransızca sözü çalışmak için bile uzunca çabaladım. Okulda Eski-İngilizce ve Orta-Yüksek Almanca okumuştum ve bu bilgiyi kullanmak benim için büyük bir zevk oldu. Galce hakkında hiçbir fikrim yoktu fakat ne mutlu ki bana öğrenmemde yardım edecek birini buldum. Bu şarkılar klasik vokaldeki bilgimi önceki albümlere nazaran çok daha fazla miktarda kullanmama olanak sağladı.
Türk Leaves' Eyes fanlarının adına size soruyorum: Ne zaman Türkçe şarkı söyleyeceksiniz? :)
Ben çok açık görüşlü bir insanım. Vikingler Türkiye'ye de gitmişti bu yüzden bana sonraki albümümüz için Türkçe öğrenmemde yardımcı olmaya hazır olun! Bu çok hoşuma gider.
Oğlunuz Leon Alexander iki yetenekli müzisyenin genlerini taşıyor, müziğe yetenekli olduğunu gösteren işaretler var mı, en sevdiği şarkı ne?
Leon artık 5 yaşında ve yakında okula başlayacak. Şimdiden harika bir davulcu ve çok yetenekli. Turnede bizimle olmayı çok seviyor. Şu anda en sevdiği şarkı ise 'Irish Rain'.
Kariyerinizin başlangıcından beri brutal vokalistlerle düetler yaptınız. Önce Raymond J. Rohonyi ve şimdi de kocanız Alexander Krull ile. Siz brutal vokalle "meleksi" kadın vokalini bir arada kullanan ilk kadın vokalistlerden biriydiniz. Bu benzersiz ve alışılmadık müzikal yapıyı ilk kullandığınızda düşünceleriniz neydi?
Her şeyin en başında, 1994/1995 yıllarında da "kadın vokalistli gotik metal" adında bir devrim yaratırken Theatre of Tragedy ile oradaydım, şimdi de sanatım vasıtasıyla dinleyicilerime harika bir deneyim yaşatmak için Leaves' Eyes ile buradayım. Bazı gazeteciler 1995'te bu kadar ağır bir doom metal'i sadece erkeklerin yapabileceğini düşünüyordu. Ben yine de azimliydim ve bazıları bunun imkansız olduğunu düşünse de bir grubun vokalisti olmak istiyordum. Bu müzik işinde etrafımda neler olup bittiği beni hiç ilgilendirmiyor. Çünkü benim grubumla yaptığım müzik kalbimden, deneyimlerimden ve bilgilerimden doğuyor. Grupla beraber yaptığımız sanatımın benzersiz olduğunu söyleyebilirim çünkü ruhum da ortaya çıkan müziğin bir parçası.
Bu müzikal formülü ve yapıyı kullanarak müzik icra eden birçok grup var. Sizce bu formülü hala geçerli ve büyüleyici kılan nedir? Ve sizin bu yapıyı kullanan grupların arasından favorileriniz hangileri?
Dinleyicilerimizin gotik metal'deki karşıtlıkları ve bu karşıt elementleri arzulandığı gibi sentezleme özgürlüğü olmasını çok sevdiğine inanıyorum. "Beauty and the Beast" gibi: sert gitarlar ve orkestra, farklı diller, koro partisyonları ve solo vokaller, gösterişli ve balladsal hissiyatlar... Bence Nightwish harika bir grup.
Düet yapmak istediğiniz bir solist var mı?
Tarja, Ozzy Osbourne veya kız kardeşim.
2003'te İstanbul'da Rock the Nations festivalinde konser verdiniz. O konserden hatıralarınız ve ülkemiz hakkındaki görüşleriniz neler?
Birkaç kez Türkiye'de bulundum ve kültürünüz ve tarihi zenginlikleriniz beni inanılmaz etkiledi. Ayasofya'da birçok fotoğraf çektik ve nargileyi de denedik :) Arkadaş canlısı insanlarınız ve açık görüşlü dinleyicilerinizden çok etkilendik. Müthiş bir metal kalbiniz var! 2003'teki sahne aldığımızda verdiğiniz desteği gerçekten hissettik. Konser boyunca tüylerim ürperdi. Ne seyirciydi ama!
Herhangi bir Türk grubu veya sanatçıyı tanıyor musunuz? Örneğin müziğinde sizin ToT ile icat ettiğiniz gotik formülünü kullanan Catafalque ve kadın solistleri Özge Özkan...
Catafalque harika bir grup. Onlardan daha çok şey duymak isterim. Özge Özkan'a kalpten başarılar diliyorum!
Röportaj: Doğu Yücel, Burak Ünveren
|










